Ayın Soru ve Cevabı – Fejen Pazarlama

Pazarlama aktiviteleri içerisinde politik söylemlerin varlığı daha da artacak mı?

Kesinlikle evet!

Okuma Süresi: 12 dakika

Photo Credit: Phil Hearing from Unsplash

Son 30 yıl içerisinde farklılıkları benimseme, cinsiyet eşitliği, L.G.B.T.Q.I.A.+ hakları, azınlık hakları, ayrımcılığa karşı mücadele, iklim değişikliği ve düşünce özgürlüğü gibi politik konuları markalar pazarlama stratejilerine başarıyla adapte etti. Kültürel dönüşüme büyük katkı sağlayan bu süreç özellikle 2000’li yıllarda, dijital dünyanın gelişmesi ile de son on yılda oldukça hızlandı.

VOA: Big US Brands Respond to Black Lives Matter Protest

Dahası, politik sorunun çözümünü ürün odaklı göstermeye çalışan ve sorunu küçümseyen pazarlama kampanyaları, (Pepsi örneğinde olduğu gibi) eleştiri odağı oldular.

what’s trending: Black Lives Matter Protestors Jokingly Recreate Kendall Jenner Pepsi Commercial

Markaların gösterdiği bu politik tavırlar ve beklentilerin yükselmesi, beraberinde birkaç soruyu ortaya çıkartıyor:

  • Sırada ne var?
  • Markalara politik olarak duruş sergileme zorunluluğu getiren bu süreç ne kadar ileriye gidebilir?
  • Gerek otorite olarak devletlerin gerekse de sistemin kendisi ile çatıştığı anda bir marka bu politik söylemini ne kadar devam ettirebilir?

Durumu markaların deneyimlenme ve iş yapma şekillerine göre üçe ayırabiliriz.

Birinci gruptaki markalar, bireysel olarak deneyimlenen markalar. Örneğin bir banka, bir yemek, bir giysi veya bir araba markası gibi. Bu tarz markaların benimsediği genel yöntemler var:

  • Yukarıda bahsedilen politik söylemleri, kendi iç işleyişleri içerisinde göz önüne aldıkları mesajını pazarlama faaliyetleri aracılığı ile tüketicilere iletmek.

Apple: Inclusion & Diversity — Open

  • Kendini var etmenin bir başkaldırı ve politik bir tavır olabileceği mesajını da pazarlama dili içerisinde kullanmak.

Levi’s ‘Go Forth’ Campaign Ad: The Laughing Heart by Charles Bukowski

İkinci grupta yer alan markalar ise, yani teknoloji anlamında önemli arge yatırımlarını içeren ve belirli idealleri gözeterek ürün ya da hizmet üreten markalar, söylemlerinde yeni politik yaklaşımlara yer açmak üzereler.

Örneğin Mars’a gidecek olan markalar politik olarak hangi devlete, hangi kanunlara ya da hangi uluslararası örgüte bağlı olarak iş yapabilecekler? Yapılacak tartışmalarda bu işi yapan markaların politik olarak söz söyleme hakkı olacaktır ve bu söylemlere pazarlama faaliyetleri içerisinde yer vereceklerdir toplumun desteğini kazanmak için.

Bir başka örnek ise genetik çalışma yapan gen araştırma şirketleri. Bu firmalardan herhangi birisi kanseri doğumdan önce yapılacak genetik bir müdahaleyle engelleyebildiklerini açıkladığında yapılacak olan tartışmaları bir düşünün. Yine bu şirketlerin de insan dna’sına ne kadar müdahale edilebileceği konusunda politik hatta daha da ötesinde insan varoluşuna dair bir tavır sergilemeleri ve bu tavırlarına pazarlama faaliyetleri içerisinde yer vermeleri olasılığını da göz önünde bulundurun.

Üçüncü grupta yer alan şirketler ise bireysel olmaktan ziyade kitlesel olarak deneyimlenebilen dijital markalar. Gücünü kullanıcılarından alan ve kitlesel olarak deneyimlenebildiği için kitlesel politik hareketlere(#occcupy movements) de olanak sağlayan bu dijital markalar pazarlama süreçleri içerisinde otoriteye karşı şimdiden sert politik tavırlar takınmaktalar.

Örneğin reddettin Super Bowl gecesi yayınlamış olduğu 5 saniyelik ‘Wow, this actually worked’ reklamı.

Reddit: Wow, this actually worked ad.

Finans piyasasını hedef alan ve finans piyasası içerisinde yer alan bazı aktörlerin, küçük yatırımcıları da bir aktör olarak görüp piyasayı kurgulamalarına olanak sağlayan #GameStop olayını Reddit oldukça önemli bir pazarlama kampanyasına dönüştürmüş durumda. Burada sisteme karşı gözüken bu tavır ne kadar özünde gerçek bir başkaldırıyı içermese de kullanıcılar gözündeki algısı ve pazarlama içerisinde kullanılan dil tam anlamıyla neo-liberal sistemin aktörlerine karşı bir arada durarak güçlü bir tavır alma veya sistemin içerisinde ben de varım mesajı içermekte.

Bir diğeri ise daha da sert politik tavır takınarak bir aksiyonun kendisini doğal bir reklama dönüştüren Twitter ve Facebook. Yani Twitter’ın ve Facebook’un Donald Trump gibi aktif olarak başkanlık yaptıkları ve politik gerilimin tepe noktasında olduğu dönemlerde dahi devlet başkanlarının paylaşımlarına engelleme getirmesi.

Sadece bireylerin değil politik organizasyonların ve liderlerin de seslerini duyurma aracı olarak kullanmak zorunda kaldıkları markaların kullanıcılarından aldıkları güçle sergiledikleri politik tavırlar oldukça sert bir düzeye erişmiş durumda. Dahası, politik liderlere sesini duyuramayan tüketicilerin, kendileri adına, deneyimledikleri markanın bu işi üstlenmesinden büyük haz duydukları da ortada.

Özetle, politik kavganın diğer tarafında kim olduğundan bağımsız olarak, yeri geldiğinde seçilmiş bir başkan ile açıktan politik bir kavga yürütüp marka sadakatini güçlendiren markaların değer kazandığı bir çağda yaşıyoruz.

Peki bizi gelecekte ne bekliyor? İnsanın kendisini birey olarak var etme mesajının yanına eklenen ve sosyal konuları gözeten bu politik pazarlama dili daha ne kadar güçlenecek?

Bunun cevabı, geri dönüşü olmayacak bir şekilde markaların kendisine bağlı durumda.

İyimser bir bakış açısıyla, markaların sosyal konulardaki tavırları, günümüzde kabul görmüş olan insani değerlere katkı sağlamaya devem ederse, bunun sonucu olarak da markalar marka değerlerine katkı sağlamayı sürdürürse, pazarlama içerisinde yer alan politik söylem daha da güçlenecektir. Dahası, varolan politik söylemlerin ötesine geçilerek, şu anda var olmayan yeni politik söylemlerin markalar tarafından gündeme taşınması olanaklı olacaktır. Bu sebepten, pazarlama sektöründe çalışan bireylerin ve şirketlerin politika ve politik konularda bilgi sahibi olması ve deneyim kazanması büyük önem taşımaktadır.

21. yüzyıl, tüketiciyi sadece tüketicinin ürün ya da hizmet ile kurduğu ilişki ve deneyimi gözeten markaların yerine, ürün ya da hizmetten bağımsız tüketicinin kendisini politik anlamda var etmesini de gözeten markaların yüzyılı olmak yolunda hızla yoluna devam ediyor.

Created by Fejen Marketing Agency

İlginizi çekebilecek bir başka makale:

Ana sayfa